Kûn Fe Yekûn... "Ol der ve olur!"

AşK.!!!

AşK..!

İlkte son bulmaktır..!
Başlangıçta bitmektir AŞK..!
Varlıkta yokluğu, yoklukta varlığı bulmaktır..
Aşk; ne hüzün, ne sevinç, ne de hülya...
Aşk; sahili olmayan uçsuz bucaksız bir derya..!
Aşk ne Mecnun,
Aşk ne Leyla......
...Aşk dediğin, yalnızca eşsiz yüce MEVLA..!

24 Ağustos 2010 Salı

Eskiden/Şimdi




ESKİDEN;

Çember çevrilir,

Su musluktan içilir,
Ağaçlara tırmanılırdı.
Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı.
Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur,
Saatli maarif okunurdu.
Komşuda pişen
Bize...
Bizde pişen komşuya düşerdi.
Geceler ayaz,
Sokaklar karanlık,
Yıldızlar... parlak olurdu.
Turşu, salça, mantı
Evde yapılır,
Karpuz kuyuda soğutulurdu.
Erik ağacının çiçeği,
Pencere camımıza yaslanır,
Güz yaprakları bahçemize düşerdi.
Kardan adam yapılır,
Evlerde soba yakılır,
Kış gecelerinde masal anlatılırdı.
Merdiven çıkılır,
Aidat ödenmez,
Yönetici seçilmezdi.
Evler badanalı,
Sokaklar lambasız,
Mahalleler bekçili olurdu.
Ajans radyodan dinlenir,
Çizgi roman okunur,
Defterlere kenar süsü yapılırdı.
Hayat,
Arkası yarın gibiydi,
Kesintisizdi.
Her gün yaşanacak bir şey vardı.
Herkes kendi düşünü kurar,
Kendi hayatını oynardı.
 

ŞİMDİ;

Şimdi,

Herkes
Yoğun,
Yorgun
Ve
Tek başına..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder